irc.web.tr'e Hoş Geldiniz!
Türkiye'nin yeni nesil irc forumu sizinle!

Yunus Emre Yıldırımer Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Uzman

Premium Üye
Premium Üye
Katılım
8 Eyl 2024
Mesajlar
3,874
Tepkime puanı
1
Yunus Emre Yıldırımer, 5 Şubat 1982 tarihinde Siirt’de doğmuştur. Türk dizi, sinema ve tiyatro oyuncusu.

Adı: Yunus Emre Yıldırımer
Doğum Tarihi: 5 Şubat 1982
Doğum Yeri: İstanbul
Boyu: 1.81 m.
Kilosu: 74 kilo
Burcu: Kova
Göz Rengi: Koyu Kahverengi
Saç Rengi: Kahverengi
Babası: Ayas Yıldırımer
Eşi: Melisa Özge Yıldırımer
Çocuğu: Doğu Yıldırımer
Kardeşleri: Bir abisi, bir de kız kardeşi var
Instagram:
Bağlantıları görebilmek için lütfen Giriş yap veya Kayıt ol

Evcil Hayvanları: Kedisi var.

Yunus Emre Yıldırımer Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi 3


Ailesi: Siirt doğumlu. Babası memur olduğu için çocukluğu Diyarbakır’da geçti. Üç kardeşler, bir abisi bir kız kardeşi var. Konservatuvar eğitimine devam ederken kendisi gibi oyuncu olan Melisa Özge Yıldırımer ile evlendi. Çiftin Doğu adında bir oğlu var. “Doğu’yu çok seviyorum. Orada yaşamak bambaşka. Annem bana 8 aylık hamileyken İstanbul’da doğum yapmak istemiş. Ama ben sürpriz yapıp erken dünyaya gelmişim. Bütün kardeşler farklı mesleklerdeyiz, abim işletmeci kız kardeşim de turizmci.”

Çocukluk yılları: Pek parlak bir öğrenci değildi. Eğitim sistemini reddetti ve kendisini basketbola verdi. O yüzden liseyi 6 yılda bitirdi. “Türkiye’de her şeyi sanki öğrenmek zorundaymışız gibi bize dayatan bir eğitim sistemi var. Ben de bu yüzden sistemi reddettim ve o yüzden de liseyi 6 senede bitirdim. Diyarbakır’dayken bir dönem veteriner olmak istedim. Hayvanlarla çok zaman geçiriyordum. Sonra babamın tayini İstanbul’a çıktı. Diyarbakır’da da lisede sınıfta kalmıştım. ‘Ben okumak istemiyorum’ dedim. Liseyi sevemedim. Rahmetli dedem ‘Okumayacaksan, çalışacaksın’ dedi. ‘Tamam’ dedim. Bir tekstil işine başladım. Sonra oradan bir büfeye geçtim. Her değiştirmemde dedem ‘Okuyacak mısın?’ diye soruyordu. Ben de ona ‘Hayır’ diyordum. 19 yaşımda askere gitmek istedim. Bana ‘Sen ilkokul mezunusun’ dediler. ‘Bu böyle olmaz’ dedim. Babam iktisat mezunu, amcam Galatasaray Üniversitesi mezunu, diğer amcam çevre mühendisi. Askere gitmekten vazgeçip okumaya karar verdim. Liseyi 2.5 senede dışarıdan bitirdim. Ama meslek lisesi olduğu için acayip bir sistem vardı ve ben yine okula gidiyordum. Sonra tiyatroyla tanıştım. Annem baktı, herhalde ‘bu çocuktan bir şey olmayacak’ diye düşünüp ‘Fatih Belediyesi’nin tiyatro kursu var. Oraya git’ dedi. Yetkin Dikinciler hayranıyım. Diyarbakır’dayken onun oyunlarına giderdik. Onunla büyüdüm. Annem bizi her hafta tiyatroya götürürdü. Oradan içimde bir şey kaldı. Annem ilkokul mezunudur ama üniversite mezunlarına taş çıkartır.”

Yunus Emre Yıldırımer’in Eğitim Hayatı: Reddedişten Tutkuya Uzanan Yol


Yunus Emre Yıldırımer’in eğitim hayatı, dayatılan sistemi reddeden asi bir gençten, tutkusunu keşfederek zirveye tırmanan bir sanatçıya dönüşmesinin ilham verici bir öyküsüdür.

Sistemi Reddediş ve Arayış Yılları


Kendi ifadesiyle “pek parlak bir öğrenci olmayan” Yıldırımer, çocukluk yıllarından itibaren Türkiye’deki eğitim sistemine karşı bir duruş sergiledi. Her şeyin zorunlu olarak öğretilmeye çalışıldığı bu sistemi reddederek kendisini daha çok basketbola verdi. Bu isyankâr tavrı, lise eğitiminin normalden uzun sürmesine neden oldu ve liseyi ancak 6 senede bitirebildi.

Diyarbakır’da yaşadığı dönemde hayvanlarla çok vakit geçirdiği için bir süre veteriner hekim olmayı hayal etti. Ancak lisede sınıfta kalınca ve babasının tayini İstanbul’a çıkınca, okumaya karşı olan isteksizliği daha da arttı. “Ben okumak istemiyorum” diyerek eğitim hayatına ara verme kararı aldı. Merhum dedesinin “Okumayacaksan, çalışacaksın” ilkesi üzerine önce bir tekstil atölyesinde, ardından bir büfede çalışmaya başladı. Bu süreçte dedesi sık sık “Okuyacak mısın?” diye sorsa da, cevabı hep “Hayır” oldu.

Askerlik Şubesindeki Dönüm Noktası


Hayatındaki asıl kırılma noktası, 19 yaşında askerlik görevini yapmak üzere şubeye gitmesiyle yaşandı. Yetkililere “Ortaokul mezunuyum” dediğinde, o dönemki 4+4+4 sistemi nedeniyle kendisine “Hayır, sen ilkokul mezunusun” denildi. Bu cevap, Yıldırımer için bir şok etkisi yarattı.

Bu olay üzerine yüksek eğitimli ailesini düşündü: Ankara Üniversitesi İktisat mezunu babası, Galatasaray Üniversitesi mezunu amcası ve çevre mühendisi olan diğer amcası… Kendi durumunu “rezil bir kariyer” olarak gördü ve “Bu böyle olmaz” diyerek o an, orada hayatının rotasını değiştirmeye karar verdi.

Eğitime Geri Dönüş ve Tiyatronun Keşfi


Askere gitmekten vazgeçip okumaya karar verdiğinde önünde bir engel vardı: Devamsızlıktan kalanlar için çıkarılan aftan yararlanmadığı için, normal bir liseye gitse askerliğini erteleyemeyecekti. Tek çözüm yolu, hafta sonları eğitim veren ve askerliği erteleme imkânı sunan bir meslek lisesine kaydolmaktı.

Bu pratik çözümle Bayrampaşa Ticaret Meslek Lisesi‘ne kaydoldu ve 2.5 yıl boyunca hafta sonları muhasebe gibi dersler alarak liseyi dışarıdan bitirdi.

İşte tam bu sırada hayatını değiştirecek olan tiyatroyla tanıştı. Bu tanışmanın fitilini ise annesi ateşledi. Yıldırımer’in anlattığına göre annesi, “herhalde bu çocuktan bir şey olmayacak” diye düşünüp ona “Fatih Belediyesi’nin tiyatro kursu var, oraya git” dedi. Bu tavsiye, aslında Yıldırımer’in içinde zaten var olan bir kıvılcımı alevlendirdi. Çünkü annesi, ilkokul mezunu olmasına rağmen çocuklarını her hafta tiyatroya götüren, sanatla iç içe bir kadındı. Yıldırımer, Diyarbakır’dayken hayranı olduğu Yetkin Dikinciler’in oyunlarını izleyerek büyümüştü.

Tutkunun Peşinden Gidiş


Tiyatro kursu, onun için bir hobiden fazlası oldu. Muhasebe okuyamayacağını anlayan Yıldırımer, tiyatro hocalarından konservatuvar sınavlarına hazırlanmak için yardım istedi. Yoğun bir hazırlık sürecinin ardından Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü‘nü kazandı ve lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak profesyonel oyunculuk kariyerine ilk adımını attı.

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon macerasına, 2007 yılında ‘Hatırla Sevgili’ dizisiyle başladı.

Hangi proje ile parladı? ‘Fatih Harbiye’ dizisinde canlandırdığı ‘Şinasi’ karakteri ile dikkatleri üzerine çekti.

Kişilik özellikleri: Mütevazi, sıcakkanlı, idealist.

Düşünce yapısı: Hayranları ve sevenleri ile kurduğu iletişimin çok önemli olduğuna inanıyor. “Oyunculuk halka sırtını çevirip, şımarmak değil, halkın senden istediğini vermekmiş, ‘Fatih Harbiye’ dizisinden sonra bunu anladım. Seni seven insanlara her zaman aynı sıcaklıkta yaklaşman gerekiyor. Bunu yapamayan piyasadan silinmeli bence. Bir gün ben de yapamazsam ben de silineyim. İnsanlara yetişemiyorsan bu mesleği yapmanın anlamı yok.”

İlk sinema filmi: Levent Demirkale/ Selam

Hayata bakışı: Hayranlarının sevgi ve ilgisinden memnun ancak popüler olmak onun için çok önemli bir mevzu değil. “Olaylara hiç hayran sayısı olarak bakmadım. Bunu düşünerek yaşamıyorum. Biri bana baktığında hep ‘Neden bakıyorlar acaba?’ diye düşünürüm. Ben sadece mesleğimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. ‘Aktörüm’ diye böbürlenerek yaşamak istemiyorum çünkü beslenemem o zaman. Yani ben setten çıktıktan sonra takım elbiseyle elinde tespihle dolaşmıyorum ki. Müşfik Kenter hocamız bize hep ‘Aktör olmayın, insan olun’ derdi. Onu düstur edindim. O şöhret denilen şeye hiç kapılmadım. Yaptığım işlerle oğluma güzel bir miras bırakmak istiyorum.”

İş hayatına bakışı: Tiyatronun dinamizmini çok başka buluyor. Ama dizilerde de çok efor sarf etmek gerektiğini düşünüyor. “Tiyatrodan bir şey kazanamıyorsunuz. Ama ben yaparım. Para kazanmama gerek yok benim tiyatrodan. Benim şu ana kadar tiyatrodan en fazla kazandığım para, oyun başına 80 liradır. Devlet tiyatrosunda böyleydi ama çok güzel geliyordu. Tiyatro sürekli bir şey katar. Kendi bedenini hissedersin. Başka bir yapıdır. Dizideki sirkülasyon daha farklı. Tiyatroda o enerjiyle ondayken bile oyunu veriyorsun ve devam etmek zorundasındır. Onun heyecanı çok başka. Orada kendini keşfettiğin için, dizide de o ritmi yakalarsan, çok güzel şeyler ortaya çıkabilir. Sadece yapı olarak şöyle bir durum var. Tiyatroda 300 kişinin duyması gereken ses, jest fazla abartı olmamak gayesiyle gerekli. Dizide biraz daha minimal.”

Yunus Emre Yıldırımer Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi 4


Kariyer planı: Gönlünden, ileride komedi yapmak geçiyor. İşini çok severek yapıyor.” Bundan başka bir iş yapamam. Dizi, tiyatro, sinema. Buna hepsi dahil. Ben, derdi olan karakterleri seviyorum. Şu anda oynadığım gibi (Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz) takım oyunu içinde olmayı tercih ederim. Oyuncuyu taşıyan yardımcı oyuncudur aslında. Çünkü o ona pas verir. Itır (Esen) Abla öyle söylerdi.”

Baba olmak hayatını nasıl etkiledi? Çocukken, aileden alınan eğitimi çok önemsiyor. Baba olunca hayata bambaşka bir açıdan bakmaya başladı. “Bir bireyin, diğeriyle olan ilişkisi tamamen çocukken aldığı eğitime bağlı. Bu yüzden anne-babanın görevi çok büyük. Mesela benim annem, evlendiğim son güne kadar kadına karşı nasıl saygılı olmam gerektiğini anlattı. Kendimi bildim bileli bıkmadan usanmadan kadına saygıdan bahsetti. Ne büyük bir miras. Biz bu bilinçle büyüdük. Oğlumu da aynı bilinçle büyüteceğim. Öncelikle Allah isteyen herkese nasip etsin. Çok tarifsiz bir duygu. Baba olduktan sonra ne kadar değersiz olduğumu anladım. 39 yaşıma gireceğim. 39 yaşı at çöpe, bambaşka bir hayat başlıyor artık. Vatanına, milletine, ailesine hayırlı, sağlıklı, iyi bir evlat olsun. Başka bir isteğim yok.”

Kimlere hayranlık duyar? ‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ dizisinde beraber rol aldığı Oktay Kaynarca’ya hayranlık duyuyor. “Oktay abiyle çalışıyorum diye değil ama hakikaten disiplini inanılmazdır, kimseyi üzmez. Bir gün bir yere geleceksek onun gibi gelelim. Ben Oktay abiyi konservatuara ders niyetine koyarım. Çünkü bu kadar ego sıfır, işini yapan ve hiçbir şekilde bundan gocunmayan bu seviyelere gelip bunlara devam eden insan çok zor bulunur. “

YUNUS EMRE YILDIRIMER TELEVİZYON DİZİLERİ

Oyunculuk Kariyeri: İlk Dizileri ve Dönüm Noktaları Haliç Üniversitesi Konservatuvarı mezunu olan Yıldırımer, profesyonel kariyerine 2007 yılında “Hatırla Sevgili” ile adım attı. Kariyerindeki asıl büyük sıçramayı “Fatih Harbiye” dizisindeki Şinasi karakteriyle yapsa da, adını Türk dizi tarihine altın harflerle yazdıran projesi kuşkusuz 6 sezon süren EDHO olmuştur.

Yunus Emre Yıldırımer TV Dizileri,


  • 2007 – Hatırla Sevgili – Ömer


  • 2007 – Elif’in Günlüğü – Burak


  • 2007 – Evimin Erkeği – Memo


  • 2007 – Sardunya Sokak – Orçun


  • 2008 – Bir Göçmen Kuştu O – Emir


  • 2008 – Dantel – Murat Cengiç


  • 2009 – Dördüncü Osman – Seri Katil (Konuk)


  • 2010 – Güz Gülleri – Ali / Bilal Aydın


  • 2011 – İnsan Aldandı – Ömer Korcan


  • 2011-2012 – Mavi Kelebekler – Murat


  • 2013-2014 – Fatih Harbiye – Şinasi


  • 2015-2021 – Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz – Alparslan Çakırbeyli


  • 2022 – Adı Sevgi – Emir Baykara


  • 2022-Günümüz – Teşkilat – Korkut Sönmezay

Sinema Filmleri


  • 2013 – Selam – Harun


  • 2016 – Somuncu Baba: Aşkın Sırrı – Numan Bin Ahmed


  • 2018 – Bal Kaymak – Yasin


  • 2023 – Koku – Mustafa

Tiyatro Oyunları


  • Kral Dairesi (İstanbul Devlet Tiyatrosu)


  • Sindirella Ç.O. (Tiyatro Mie)


  • Eksik / A4 / Yaka Beyaz (Tiyatro Hal)


  • Tahir İle Zühre / Hülleci (Fatih Bel. Tiyatro Topluluğu)

Gelecek Projeleri (2026 ve Sonrası) Yunus Emre Yıldırımer’in, dijital platformda yayınlanacak olan “Gassal” dizisinde Güngör karakteriyle konuk oyuncu olarak yer alması bekleniyor.


Yunus Emre Yıldırımer Hakkında Her Şey


“Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” dizisindeki Alparslan Çakırbeyli karakteriyle milyonların gönlünde taht kuran, “Teşkilat” dizisindeki Korkut Sönmez rolüyle başarısını perçinleyen Yunus Emre Yıldırımer, hem yeteneği hem de kameralardan uzakta tuttuğu gizemli özel hayatıyla her zaman merak konusu oldu. İşte, başarılı oyuncu hakkında sıkça sorulan 50 soru ve yanıtları.

Kişisel Bilgiler ve Ailesi


Yunus Emre Yıldırımer ne zaman ve nerede doğdu? 13 Şubat 1982 tarihinde Siirt’te dünyaya gelmiştir.

Yunus Emre Yıldırımer nereli? Aslen Siirtlidir. Ancak çocukluğunun bir bölümü Diyarbakır’da geçmiştir.

Burcu nedir? Kova burcudur.

Boyu ve kilosu kaçtır? Yaklaşık olarak 1.80 metre boyunda ve 77 kilogram ağırlığındadır.

Evli mi? Eşi kimdir? Evet, evlidir. 2012 yılında, kendisi gibi oyuncu olan Melisa Yıldırımer (kızlık soyadı Özge) ile evlenmiştir.

Eşi Melisa Yıldırımer ne iş yapıyor? Eşi Melisa Yıldırımer de bir tiyatro ve dizi oyuncusudur. Çeşitli tiyatro oyunlarında ve televizyon projelerinde yer almıştır.

Çocuğu var mı? Adı nedir? Evet, bir oğlu vardır. Oğlunun adı Evran Yıldırımer’dir.

Ailesi hakkında neler biliniyor? Eğitimli bir aileden gelmektedir. Babası Ankara Üniversitesi İktisat, bir amcası Galatasaray Üniversitesi ve diğer amcası da Çevre Mühendisliği mezunudur. Bu durum, onun eğitime geri dönme kararında önemli bir etken olmuştur. Annesinin ise ilkokul mezunu olmasına rağmen kendisini kültürel olarak çok iyi yetiştirdiğini ve üniversite mezunlarına taş çıkarttığını belirtmiştir.

Eğitim ve Kariyerinin Başlangıcı


Hangi üniversiteden mezun oldu? Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur.

Lise hayatı neden zorlu geçti? Eğitim sistemini “dayatmacı” bulduğu için reddetmiş ve bu yüzden liseyi 6 senede bitirmiştir.

Eğitime ara verip ne işler yaptı? Okumak istemediği dönemde, dedesinin “Okumayacaksan çalışacaksın” ilkesiyle bir tekstil atölyesinde ve daha sonra bir büfede çalışmıştır.

Eğitime dönmeye tam olarak nasıl karar verdi? 19 yaşında askere gitmek için şubeye gittiğinde, o dönemki sistem değişikliği nedeniyle ortaokul mezunu olmasına rağmen kendisine “ilkokul mezunusun” denmesi, onun için bir dönüm noktası oldu. Eğitimli ailesini düşünerek bu durumun kabul edilemez olduğuna karar verdi ve yeniden okumaya yöneldi.

Liseyi nasıl bitirdi? Askerliğini erteleyebilmek için tek yol olan hafta sonu eğitim veren Bayrampaşa Ticaret Meslek Lisesi’ne kaydoldu ve liseyi 2.5 senede dışarıdan tamamladı.

Tiyatroya ilk adımı nasıl attı? Annesinin, “Fatih Belediyesi’nin tiyatro kursu var, oraya git” tavsiyesiyle bu kursa yazılması, profesyonel anlamda tiyatroyla ilk ciddi tanışması oldu.

Tiyatro sevgisi nereden geliyor? Çocukken annesinin onu her hafta tiyatroya götürmesi ve Diyarbakır’da hayranı olduğu Yetkin Dikinciler’in oyunlarını izleyerek büyümesi, içindeki tiyatro sevgisinin temelini atmıştır.

İlk televizyon projesi hangisiydi? Televizyon kariyerine 2007 yılında “Hatırla Sevgili” dizisiyle başlamıştır.

Kariyerindeki dönüm noktası hangi rol oldu? Hiç şüphesiz, “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” dizisinde canlandırdığı Alparslan Çakırbeyli karakteri, kariyerinin dönüm noktası olmuştur.

Hangi önemli dizi ve filmlerde rol aldı?

  • Diziler: Hatırla Sevgili, Elif, Bir Bulut Olsam, Güz Gülleri, İnsan Aldandı, Fatih, Seddülbahir 32 Saat, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Teşkilat.
  • Filmler: Güz Sancısı, Ev, Selam.

“Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” ve Alparslan Çakırbeyli


EDHO’da canlandırdığı Alparslan Çakırbeyli nasıl bir karakterdi? Alparslan; zeki, stratejik düşünen, soğukkanlı, ailesine bağlı ama bir o kadar da acımasız olabilen, devletle mafya arasında denge kuran kompleks ve çok katmanlı bir karakterdi.

Alparslan karakteri neden bu kadar çok sevildi? Karakterin adalet duygusu, zekası, karizmatik duruşu ve yaşadığı iç çatışmalar, izleyicinin onunla güçlü bir bağ kurmasını sağladı.

Karakterle ortak bir yönü var mıydı? Evet, özellikle “adalet duygusu”nun kendisiyle en çok örtüşen yönü olduğunu belirtmiştir.

Rol için özel bir hazırlık yaptı mı? Senaristlerin, onun kişiliğini ve hayata bakış açısını gördükten sonra karakteri ona göre yazdıklarını ve geliştirdiklerini ifade etmiştir.

Diziden unutamadığı bir sokak anısı nedir? Bir gün sokakta bir hayranının yanına gelip, karakterin dizide amcalarına kötü davrandığı bir dönemde, “Amcalarına kötü davranma, güzel çocuksun” diye kendisini ciddiyetle uyarması unutamadığı anılarındandır.

Babasının vefatı sonrası çektiği o zorlu sahne hangisiydi? Gerçek hayatta babasını kaybettikten sadece iki hafta sonra, dizide annesinin ölüm sahnesini çekmek zorunda kalmıştır. Sahnede babasının gerçek fotoğrafının kullanılması, o anları kendisi için çok daha zor ve duygusal kılmıştır.

Hayranlarının en ilginç ve etkileyici tepkisi neydi? Dizinin yayınlandığı 6 yıl boyunca en az 25 ailenin, yeni doğan çocuklarına “Alparslan” adını verdiklerini söylemek için bizzat yanına gelmesi, onu en çok etkileyen hayran tepkisi olmuştur.

Alparslan’ın şöhreti onu yordu mu? Bu popülerliği, özel hayatını kameralardan uzakta tutarak ve sektör dışından arkadaşlarıyla vakit geçirerek dengelediğini belirtmiştir.

Dizinin bu kadar başarılı olmasını neye bağlıyor? Çok deneyimli ve değerli bir oyuncu kadrosuyla çalışmanın ve ekip ruhunun bu büyük başarıdaki en önemli faktörler olduğunu düşünüyor.

EDHO dizisi kaç sezon ve kaç bölüm sürdü? Dizi, 6 sezon ve toplam 199 bölüm boyunca ekranlarda kaldı.

“Teşkilat” Dizisi ve Diğer Projeler


Teşkilat dizisindeki rolü nedir? “Teşkilat” dizisinde “Korkut Sönmezay” karakterini canlandırmaktadır.

Teşkilat dizisine ne zaman katıldı? Dizinin üçüncü sezonunda ana kadroya dahil olmuştur.

Korkut Sönmezay nasıl bir karakter? Korkut, geçmişte özel kuvvetlerde görev yapmış, travmaları olan, “fırtına” olarak tabir edilen, vatansever ve operasyonel yeteneği çok yüksek bir karakterdir.

“Fatih” dizisindeki rolü neydi? 2013 yapımı “Fatih” dizisinde Fatih Sultan Mehmet’in kardeşi Şehzade Korkut’u canlandırmıştır.

“Seddülbahir 32 Saat” projesinin önemi nedir? Çanakkale Savaşı’nı konu alan bu önemli TRT yapımında “Hüseyin” karakterine hayat vermiştir. Proje, tarihi gerçekçiliği ve etkileyici anlatımıyla büyük takdir toplamıştır.

Hiç sinema filminde başrol oynadı mı? Evet, “Selam” gibi filmlerde önemli rollerde yer almıştır.

Dijital platformlar için bir projede yer aldı mı? Şu an için bilinen büyük bir dijital platform projesi bulunmamaktadır.

Kariyerindeki temel hedefi nedir? Röportajlarında, büyük hırsları olmadığını, anı yaşamayı ve yaptığı işi en iyi şekilde yapmayı hedeflediğini belirtmiştir.

Oynamaktan en çok keyif aldığı roller hangileri? Genellikle derinliği olan, psikolojik çatışmalar yaşayan, iyi ile kötü arasında gidip gelen kompleks karakterleri oynamaktan keyif aldığı anlaşılmaktadır.

Özel Hayatı ve Merak Edilenler


Hayata bakış açısı nasıldır? Samimiyete ve gerçekliğe önem veren, şöhretin büyüsüne kapılmadan ailesi ve dostlarıyla sade bir hayat yaşamayı tercih eden, ayakları yere basan bir yapısı vardır.

Kendisini nasıl bir insan olarak tanımlar? En büyük problemlerinden birinin “kendini anlatamamak” olduğunu söylüyor. Duygularını ve düşüncelerini kelimelere dökmekte zorlandığını samimiyetle ifade ediyor.

Baba olmak onu nasıl değiştirdi? Baba olmanın, özellikle 30’lu yaşların sonlarında baba olmanın, hayattaki bazı hırslarını törpülediğini ve önceliklerini tamamen değiştirdiğini belirtiyor.

En çok neye sinirlenir veya neye tahammül edemez? Karakter analizinden ve adalet duygusuna yaptığı vurgudan yola çıkarak haksızlığa ve samimiyetsizliğe tahammül edemediği söylenebilir.

Hayran olduğu bir oyuncu var mı? Çocukken annesinin onu oyunlarına götürdüğü usta oyuncu Yetkin Dikinciler’e büyük bir hayranlık duyduğunu belirtmiştir.


Bağlantıları görebilmek için lütfen Giriş yap veya Kayıt ol
yazısı ilk önce
Bağlantıları görebilmek için lütfen Giriş yap veya Kayıt ol
üzerinde ortaya çıktı.
 

Konu görüntüleyen kullanıcılar

Üst